Evliysen ayrı bir birey olamaz ( mı)sın ?

 

      Senin kişiliğin ve  davranışların eşinin  gölgesinin arkasında kalır.(Benim yada eşimin düşüncesi değil  baştan belirteyim.)  Aile olmaya karar vermek kendi görüntünü  flulaştırman ,  netlik ayarıyla  oynamandır.(mış) -sen oynamazsın  ama toplum sana odakladığı kameranın zoom ayarlarıyla otomatik  olarak oynar  ve  sen arka planda kalırsın ..yani  dar  planlı yakın mesafeli  kişisel  kamera  kapatılıp  geniş açılı aile kamerası  açılır.  Ve tüm kayıtlar  tüm  bakışlar artık  o  kameradan alınana karelerle anlamlandırılır..Çünkü  sen evli biri  ( bay  yada  bayansındır [ çoğunlukla  bayanlara  daha çok  empoze edilir] ve   de   ailesindir… 

        İnsan  aile  olmakla  çok sorumluluk   ve  vasıf  kazanır  bu doğru…   Ama toplum gözünde bireysel  özgürlüklerini  tercihlerini,üzüntülerini  yalnız  yaşama hakkını  kaybedersin..  Bu  bilinçli  olmasa da   toplumun zamanla sana yüklediği  ve  hatta senden çaldığı  bir  haktır..!!!   Artık sevincin,  üzüntün ,ağlaman ,duygulanman  yani  tüm insanlara özgü  ve  sebepleri  de yaşayana özel  olan bu  insani vasıflarının altında  öncelikle  eş  ve  aile  aranır…Hele ki eşin  ve sen  aynı  topluluk  tarafından  tanınıyorsanız  durum  daha da elim bir  hal  alır. Ağlıyorsa,  vah  vah  aile  içi  şiddet  mi  var  acaba?  Üzülüyorsa,  galiba  evliliklerinde bir  sorun var!!!…  Sevinçliyse  hayırdır  eşi  terfi  mi etmiş  kıvamında  soru  ve muhabbetler;  toplumun ,tanıdık  tanımadık herkesin  diline pelesenk  olmuştur…  Yani  bu  duygular  kamusallaşmış , birey  olarak  kendi  öz  bireyselliğinden uzaklaşmış  hatta  sen  değil  siz  öznesine  büründürülmüşsündür… Buna itirazım var…  Evet  aile olmak birlikteliktir.  Ben değil  biz  diyebilmektir.   Biz olarak üzülmeyi  ve sevinmeyi başarabilmektir.   Fakat  her  insani  vasfımızı  çoğullaştırmak  bize  yapılmış  kişiselliğimize yapılmış  bir  hakarettir…  Aile  hayatımızın dışında  da  biz’ ler  ayrı  kulvarların ,ayrı  amaçların , ayrı   sosyal yaşantıların bireyleri  olabilmeliyiz. Bu  hakkımız  çok görülmemelidir. 

    Bu  yazıyı yazarken de  okurken  de   bireysel  yazıp okuyabiliyorum  çünkü   farklı  kalp  ,  farklı  beyin , farklı  duygular  taşıyan ayrı  ayrı kişileriz  ama aynı zamanda  birlikteliğe  de  odaklanmış,   bir yola baş  koymuş, aynı  rüya  içinde farklı rüya  da  görmeyi  başaran  şahsına münhasır  ve öyle kalmak isteyen insanlarız…  Biz evli  insanlar olarak ,bu  niteliklerimizin alınmasını  ,toplum tarafından -bizzat  kendi  tanıdıkların  da olmak üzere- cebren   sen’ liğinin  alınıp  siz’liğe  dönüştürülmesini   çok acımasızca bir  tutum olarak görmekteyiz… Sizden  ricamız evli  eşlere yapışık ve  zorunlu  bağımlı muamelesi yapmayınız yapanları  da uyarınız.  Bireyiz   birey  kalmak  bizim de  en  doğal   hakkımız… Evlenen   kişilerin şahıs  olarak ölmemesi,  gerektiği  zamanlarda şahıs olarak  adledilmesi gerekmektedir… Bence  bu’dur. 

    Evliyim   ve   aynı  zaman  da bir  o   kadar   benim… –  fikirperisi-

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir